|
21. yüzyilda tiyatromuz bircok asamayi alninin
akiyla geride birakmistir. 1960 sonrasi büyük asamalar
kaydeden tiyatromuz 90'lardan sonra iyice hareketlenmistir. Bu hareketlenme
beraberinde kendi yildizlarini ve kendi popüler türlerini
ortaya çikarmistir. Ben size biraz modern tiyatro anlayisimizdan
ve son yillardaki gelismelerden bahsetmek istiyorum.
Modern tiyatromuz özellikle seksenli yillardan
sonra müzikallere agirlik verdi. 90'li yillarda da süregelen
bu müzikal gelenegi ile seyircinin kulagina da hitap edilmeye
baslandi. Seyirci de müzikallerle süslenmis oyunlari benimsemis
ve bu yeni bir gelenek haline gelmisti. Dormen tiyatrosunun sergiledigi
genis kadrolu müzikali "Hisseli Harikalar Kumpanyasi"
büyük basari kazanmis ve bu müzikal furyasini baslatmistir.
Daha sonra birçok özel ve devlet tiyatrosu grubu müzikaller
sahnelemis ve müzikal gelenegini südürmüstür.
Son yillarada benim izledigim basarili müzikallerden biri de
"Anlat Sehrazat" tir. Genis oyuncu kadrosunda Müsvik
Kenter gibi köklü tiyatro sanatçilarinin yaninda
pop müzigi sanatçilarini da biraraya getirmis ve büyük
bir basari elde etmistir.
Son yillarad tiyatromuzda dikkatimizi çeken
bir diger sey de toplumun ortak sorunlarindan siyrilip bireyin iç
dünyasina ve daha manevi konulara inildigidir. Bunu Sevda Sener
cok güzel bir sekilde dile getirmistir:
" Bütün dünyada oldugu gibi ülkemizde de
son yillarda tiyatro yazininin toplumun ortak sorunlatindan çok
bireyin iç dünyasina yönelmeye,ruhsal sorunlari
desmeye egilimli oldugu görülmüstür. Böylesi
bir yönelis sahne üzerinde derinligine yorumlar ve oyunculuk
ustaligi gerektirmektedir. Görsel anlatima agirlik veren soyutlamalarsa
en yetkin anlatimini ancak modern teknik olanaklarla donanmis sahnelerde
bulabilecektir.Oyunlarin yorumunda, sahnelenmesinde, oynanisinda
ve teknik donaniminda böyle bir gelismeyi gösterememis
olan tiyatrolarin ürünleri, dünya sinemasinin en
yetkin örneklerini görme olanagi bulmus, görgüsü
artmis, begenisi incelmis olan seyircinin beklentisini karsilayamamaktadir."
Sevda sener'in yazisindan da anlasilabilecegi gibi sahnedeki beklentiler
degismistir ve tiyatro seyircinin beklentilerine göre degismektedir.
Kabaca tarif edecek olursak tiyatro bir arz ve talep meselesidir
seyirci isterse bi oyun doruga kadar çikabilir.
Konularda bireyin iç dünyasina yönelen
tiyatromuzda deneysel çalismalar da önplana çikmistir.
Bu çikis izleyici kaygisi tasimadan sanatsal degerleri önplana
çikarmaktadir. Her ne kadar bu tür deneysel çalismalar
yayginlassa da popüler tiyatro gelenegi de halen kabarelerle
ve güldürülerle sürmektedir. Genis kitleler
tiyatroya kolay güldürme metodlariyla çekilmektedir.
Bu olusum hernekadar seyirci sayisina katkida bulunsa da tiyatronun,
bazi kesimleri tarafindan "basit eglence" olarak görülmesine
sebeb olmaktadir.
Son yillarda dikkatimi çeken bir diger gelisme
ise tek kisilik gösterilerde göze çarpmistir. "stand
up" yani tek kisilik gösteriler kisa sürede çok
popülerlesmis ve etrafimizi sarmistir. Bir kisinin sahnede
belli bir metne tamamen bagli kalmaksizin dogaçlama esprilerle
süslenen bu gösteriler karsimiza farkli kisiler tarafindan
sürülmüstür.
Devam
>>>
|