| Ivan Ivanoviç
Var Miydi Yok Muydu?
Taksim sahnesinde Nazim Hikmetin yazmis oldugu
"Ivan Ivanovic Var Miydi Yok Muydu?" adli oyunu izlemeye
gittigimde ilk dikkatimi çeken sey dekor oldu. Tamamiyle
karisik görünen dekorda oyuncular belli yerlere kamufle
olmus hareketsiz oyunun baslamasini bekliyorlardi. Sahnenin tam
ortasina birçok anlam tasiyan simgesel bir koltuk vardi.
Bunun disinda sahnenin çesitli yerlerinde yüksek kitap
ve esya yiginlari vardi.
Derken medyadan da tanidigimiz bir isim olan Ragip
Savas oyundaki adiyla Petrov'un girmesiyle oyun basladi ve hemen
hareketli bir hal aldi. Ilkbaslarda bana degisik gelen modern bir
havada baslayan oyun konunun gelismesiyle birlikte günümüze
uygun bir hal aldi. Günümüz modern tiyatrolarinda
rastladigimiz gibi bu oyunun da interaktif yani seyirciyle iliski
içerisinde olmasini bekliyorduk. Oyun içerisinde zaman
zaman karakterler direk olarak seyirciye sorular sorarak ilerlediler.
Ancak seyircinin cevabini almadan kendileri seyirci onaylamis gibi
devam ediyorlardi. Tüm oyun boyunca bunun bir tiyatro oldugunu
ve bizim de bu olusumun içerisinde oldugumuzu hissettirdiler.
Öncelikle karakterler birbirlerini biz seyircilere
tanittilar. Daha sonra da yukarida bahsetmis oldugum gibi seyircilerin
görüslerine basvurdular.Hatta zaman zaman oyuncular sahnede
yalniz kaldiklarinda seyirciye sitem ediyorlardi. Bütün
bunlar bizim oyuna bir kat daha fazla dikkat ve ilgiyle yaklasmamizi
sagliyordu.
Oyun gerek kurgusu gerek oyuncularin peformansi
olsun gayet basariliydi. Basrolde oynayan Ragip Savas oyun boyu
seyircilerle direk göz temasinda bulunarak bizi oyuna kilitledi.
Kendisi ufacik bir mimik hareketiyle bile bizi vurgulamak istedigi
seye yönlendirecek kadar basariliydi. Diger oyuncular da büyük
bir özveri ve içtenlikle yapabileceklerinin en iyisini
yapmaya çalismislardi. Sonuçta bu oyun bir bütündü
ve bunda herkesin emegi geçmisti.
Gelelim Nazim Hikmet'in yazmis oldugu metne.Bu
oyunun bu kadar iyi kurgulanmasinin en büyük sebebi ustaca
yazilmis olan oyundu. Kisaca özetleyecek olursak Sovyet Rusya'da
ki koltuk sevdasi, yolsuzluk çemberi ve bürokratik engeller
islenmis. Insanlar bu yönetim içerisinde karsilastiklari
sorunlar, herkesimden
insanin olaylara duyarliligi ya da duyarsizligi ve tüm bunlarin
süregelen kisir döngüsü bize aktarilmaya çalisiliyor.
Halen geçerliligini koruduguna inandigim gerçekler
çok güzel bir sekilde dile getirilmistir. Kenan Isik
da bu oyunu gerçekten iyi yönetmis olmali ki oyun bende
bu duygu ve hisleri uyandirdi.
Ozetleyecek olursak Nazim Hikmetin zekice yazmis
oldugu "Ivan Ivanoviç Var Miydi Yok Muydu?" çok
iyi yönetilip oynanmis ve karsimiza sunulmustur. Olaylari ve
kisileri günümüzle bagdastirmak ise sizin takdirinize
kalmistir.
|