|
Tiyatroya ne oldu?
Bu ilgisizlik sürerse, üç yil sonra
Istanbul'da tiyatro kalmayacak...
Bilenler böyle diyor!
Birkaç gün önce bu sayfada Genco Erkal'dan Haldun
Dormen'e; Gencay Gürün'den Müsfik Kenter'e herkes
bir bakima "imdat çagrisi" yapiyordu.
Son'un baslangicini yasiyorduk onlara göre! Son'un sonuna en
fazla üç yil kalmisti...
Özel tiyatrolar haciz pençesinde kivraniyor; salonlarin
yüzde otuzu bile zar zor doluyor. Salon kiralari, vergiler,
sponsorsuzluk özel tiyatrolari çok zorluyor.
Fakat asil olan nedir?
Seyirci...
Tiyatronun seyircisi var mi? Yok!
Tiyatrolar kapanirsa Istanbullular bir "eksiklik" duygusuna
kapilacak mi? Hayir!
Sosyal sinifsal bakimdan üst kesimden sehirliler üzülecek
mi? Hiç sanmiyorum.
Çok sevilen bir hipermarketin kapanmasi, hipermarketlere
giden yollarin bogucu trafik yüzünden çekilmez
bir hal almasi bu kesimleri daha çok ilgilendirip üzüyor...
Isler nerede degisti?
"Bir vakitte su tiyatro anlayisi vardi; o gitti, yerine bu
tiyatro anlayisi geldi; insanlar tiyatrodan sogudu, ondan sonra
böyle oldu" türünden tezler heyecan verici olabilir
ama gerçekçi degil!
Çünkü tiyatronun her türü tiyatrodur.
Ama tiyatroya ilgisizligin türü yoktur...
"Evladim, ben kravatimi takardim, annen tuvaletini giyerdi,
sonra ver elini tiyatrolar!" türünden iç bayici
nostalji "edebiyati" da hiçbir ise yaramaz.
Balikçi yaka kazaklilarin coskulu, renkli, kiskirtici tiyatrosu
da gitti çünkü! Onlar artik TV dizisi izliyor...
Bir de su var:
Dünyanin her yerinde tiyatronun "çag disi"
bir sanat olup olmadigi tartisiliyor. Dogrusu, tiyatroya pek yakin
durmayan biri olarak bu tartismalari ben de ilgiyle izliyorum.
Ancak bizdeki daha özel bir durum.
Keske dünyadaki tartismalarin içinde yer alsak da; "tiyatro
salonlarina salon degil müze demeliyiz!" türünden
görüsler beyin kivrimlarimizi harekete geçirse...
Keske, karsi görüstekiler de "sahnedeki oyuncunun
o an, oradaki etiyle kemigiyle canliligi tiyatroyu dünün
degil, yarinin sanati yapacak!" dese, filan... Oysa bu tartismalar
için bile önce hatiri sayilir bir tiyatro seyircisi
ve tiyatrosever olmasi gerekiyor.
Sinema salonlarinin sayisi binlerle ifade edilirken, yüzlerle
ifade edebilecegimiz tiyatro salonlarinin bulunmasi gerekiyor.
Nerdeeee!..
Simdi düsünmeli.
Tiyatrocular, tiyatroseverler ve medya oturup hesaplamali; biz nerede
yanlis yaptik, diye!
Yillar, devlet yardimi kavgalariyla geçti.
Bu arada tiyatro; haberiyle, elestirisiyle, yorumuyla medyadan çekildi...
"Bu adam tiyatrocu" lafi; "iyi televizyon oyuncusu"
anlamina gelir oldu...
Eglenmek için meyhane meyhane, market market gezen bir toplum,
tiyatroda da eglenilecegini unuttu!
Devam
>>>
|